Acımasız bir hayatta yalnız kalmak üzerine hazırlanan gönüllü bir köle adayı tabii ki de liberalizmin en çabuk ve güçlü etkileyeceği hedeftir.
Gençlik tarihin en yoğun bireycilik dalgasıyla boğuşuyor. Tüketimin artması için kapitalizmin gençliğe dayattığı yalnız yaşam felsefesi gün geçtikçe bizi yalnızlaştırıyor, insani değerlerden uzaklaştırıyor ve sisteme bir çark haline getiriyor. Biz liberal yaşam ekseninde özgürleştiğimizi sanarken çoğu zaman farkında olmadan bir tutsak oluyoruz. Ekranı her açtığımızda ulaştığımız sınırsız görünürlük bizi toplumsal gerçekliklerden uzaklaştırırken yanı başımızda yaşanan olaylara yine uzaktan izlediğimiz bir içerik gibi yaklaşıyoruz. İtildiğimiz savaş arenası bizi kendimize yabancılaştıran rekabetçi ve yüzeysel yaşam içinde ilişkilenme zorundalığı dayatıyor.
Gençler olarak aynı zamanda feodal kalıntılar arasında burjuva-feodal ahlak ile baş ettiğimizi görmezden gelemeyiz. Kapitalist sömürü düzeninin bize sunduğu kültür, yeniyi üretmekten yoksundur. Önümüze yoz ve geriyi koymakta ise ısrarcıdır. Çoğu zaman ilk tanıdığımız kurum olan aileden çevremize kadar bu kültürle yüzleşiriz. Akraba ve akranlarımız bizi yargılayıp toplumsal normlara uydurmaya çalışırken farklılıklarımızı bu toplamlardan uzaklaşarak yaratma hayaliyle hareket edebiliriz. Fakat bizi bir gönüllü köle haline getirmeye hazır sömürü sisteminde bu alanı yaratamayız. Kapitalizmin bu ikiyüzlülüğü ve gençliğe sunduğu seçeneksizlik karşısında aslında bir seçeneğimiz daha var: Mücadele etmek!
Örgütlü Mücadelenin Önemini Kavrayalım
Mücadele seçeneği bizlerin kurtuluş reçetesidir. İçine sürüklendiğimiz geleceksizlik ve gönüllü kölelikten kurtulmamız bu yolda gençlik olarak emin adımlarımıza bağlıdır. Lenin yoldaşın da gençliğe vurguladığı gibi bir devrim genç kuşakların enerjisi ve yaratıcı girişimi olmadan kalıcı biçimde inşa edilemez.
Bizim mücadele içerisinde atacağımız her adımın bireyciliğe, yüzeyselliğe, yoza ve sistemin temellerine vuracağımız bir darbe olduğu bilinciyle hareket etmemiz gerekiyor. Bu emin adımlarımız ancak örgütlü bir mücadeleyle atılabilir. Gerçek anlamda özgürleşmek, kalıcı bir devrim hedefiyle devrimci ilkelerle birlikte ilerlemekten geçer ve tarihte bu ilerlemeleri kolektif hareketlerde görebilmişizdir. Kolektif hareketler, sadece bireysel farkındalıklara değil kitlelerin isyanına alan açar ve bu alan bize aktif mücadele olanağı sağlar. Böylece örgütlülüğün bizlere kattığı yoldaşlık, dayanışma, sorumluluk, ortak amaç bilinci ve eleştiri-özeleştiri mekanizması liberal yaşama karşı sunabileceğimiz alternatifler olarak karşımıza çıkarken mücadelemizde örgütlü genci de yaratır.
Gençlik kolektif yaşamın sunduğu alternatifleri kucaklamalıdır. Liberal yaşamın yalnızlaştırıcı etkilerine karşı durabilmemiz kolektif bir sürecin öznesi haline gelmemiz demektir. Kolektif sürecin bir parçası olan genç, çelişkileriyle ve liberalizme mücadele etmenin yolunu bulabilmiş gençtir. Süreç içerisinde gelişen kolektif bilincimiz bu yoldaki rehberlerimizden biridir. Umutsuz bir toplumun temelini atan yalnız yaşam felsefesinin panzehiri dolayısıyla bu rehberimizdir. Umutsuzluğu bir kenara bırakan ve haksızlıkları eleştirebilen gencin bir üretici ve sorumluluk sahibi özne haline gelmesi de kolektif bilinçle gerçekleşir. Kolektif bilincimiz ve emeğimiz bize gerçek özgürlüğün yolunu aydınlatırken sımsıkı sarılmamız gereken örgütlü mücadeleyi kuvvetlendirir. Gençlik olarak liberal yaşama bir alternatif üretirken mücadele yolunda örgütlü genci yaratalım, bu sistemi temellerinden sarsalım!
Liberalizme Karşı Uyanık Olalım
Liberal yaşam düşmana hizmet eder. Yani, düşmanın hayatlarımıza müdahalesinin gerçekliğini göz önünde bulundurmalı ve yaşamı örgütlerken liberalizmin ifade biçimlerine karşı uyanık olmalıyız. Yeniden üretebileceğimiz liberal tavırlarımıza karşı mücadeleyi elden bırakmamalı, kolektif yaşamı örgütlerken kendimizin, kolektifimizin, çevremizin değişim-dönüşümünü sürdürmeliyiz. Aktif ideolojik mücadele, örgütlülüğün ve devrimciliğin ilkelerinden biridir. İlkelerimize sarılmayı bıraktığımız anlarda ilkesiz ve sinsi olan liberalizm tavırlarımızda vücut bulmaya başlar. Örgüt içerisinde yoz davranışlar kolektif yaşama zarar verirken ilerlemenin önüne ket vurur.
Umutsuzluğu bir kenara bırakıp mücadelenin ve kolektif sürecin bir parçası haline geken örgütlü genç için liberalizmle aktif mücadele noktasında Başkan Mao’nun “Liberalizmle Mücadele” yazısı pusula niteliği taşır. Başkan Mao, örgüt içerisinde yaşanabilecek başlıca liberalizm ifadelerini ortaya koyarak aktif ideolojik mücadeleyi kuşanmış örgütlü gençliğin pusulası olabilmiş ve yolumuza ışık tutabilmiştir.
Liberalizmin örgütlü öznelerde dışa vuran ifade biçimlerimi gerçekten de örgüt içerisinde gözlemleriz. Aktif ideolojik mücadele çağrısı da bu gözlem durumunu sentezleyip pratiğe dökmek içindir. Umutsuzluğa kapılmamalı, somut durumu ve değişimi iyi okumalıyız. Liberalizm, bireycilik, çarpıtılmış “özgürlük” en çok gençlerde ve öğrencilerde etkilidir. Acımasız bir hayatta yalnız kalmak üzerine hazırlanan gönüllü bir köle adayı tabii ki de liberalizmin en çabuk ve güçlü etkileyeceği hedeftir. Örgütlü mücadele sayesinde kolektif bilinciyle bu yaşama karşı isyan eden gençler hala bu gerici sistemin içerisindedirler. Mücadelemizin sürdüğünü ve bireyciliğin kendimizde de filizlenebileceğinin bilincinde olalım.
Örgüt içerisinde bu bireyci halin ifadesi çoğu zaman kendini kolektif toplamdan daha değerli saymak veya kolektif bilinçten uzaklaşmış bir şekilde yanlışlara sessiz kalmaktır. Kıskançlık, tembellik, dedikoduculuk, geçinmecilik, ve eleştiriden kaçma bu ifadelerin yanında gelir ve politik ilişkilenmelerde, örgütlü pratiklerde aksamalara neden olur. Sadece örgütlü özneler arasında değil, kitleler arasında örgütlü özneyi geri çeker ve mücadele bilincini zayıflatır.
Yalnız yaşam felsefesine karşı net koymamız gereken tavırda rehberimizi kaybettiğimizde tabi ki kolektifi gözetmeyen, küçük burjuva alışkanlıklarına batmış bireyci bir halde buluruz kendimizi. Örgütlü yaşamdan öğrendiğimiz sadık, dürüst ve faal tutum bizim kolektif bilincimizin yapıtaşlarıdır. Bu kolektif bilinç ve örgütlülüğün getirdiği pratikler rehber olarak bize yol gösterirken aktif ideolojik mücadelemiz rehberimizi kaybetmemizi sağlar.
Yeni bir dünya, yeni bir kültür, yeni bir birey, yeni bir genç mümkün! Gençler olarak piyasanın esiri olmayacağız ve liberalizme karşı örgütlü saflarda mücadelemizi yükselteceğiz!
Yazı; Yeni Demokrat Gençlik dergimizin 24. sayısında yayımlanmıştır.
