Emperyalist blokların rekabetinin iyice kızıştığı bir dönemden geçiyoruz. Batı ve doğu bloğu işbirlikçi yarı-sömürge ülkeler üzerinden bölgesel hakimiyet savaşları vermekte bölge halklarını da kendi çıkarları doğrultusunda katletmektedir. Özellikle son dönemde yaşanan ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışma da bunun örneklerinden biridir. ABD emperyalizmi ve siyonist İsrail; İran’da yaşayan halkları katletmiş, okulları ve hastaneleri bombalamıştır. İşte tam da böyle dönemlerde devrimci mücadele tarihimizden çıkarılacak önemli anti-emperyalist mücadele dersleri vardır. 6 Mayıs tarihi de bu mücadelede canını dahi hiçe sayanların ölümsüzleştiği tarihtir.
Devrimci Çizgide Israr
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve mücadele arkadaşları 68 kuşağının önde gelen devrimcileridir. ABD emperyalizmine karşı 6. Filo eylemlerinde aktif rol oynamışlardır ve filoyu denize dökmüşlerdir. Sonrasında 71 devrimci sıçramasıyla onlar tarihi misyonlarını benimsemiş ve sorumluluk bilinciyle devrimci mücadeleyi sahiplenmişlerdir. Deniz Gezmiş yalnızca anti-emperyalist mücadele açısından değil aynı zamanda enternayonalist dayanışma için de önemli bir devrimci önderdir. Filistin’de bölgedeki devrimcilerle aynı saflarda savaşmıştır. Son sözlerinde halkların direnişini selamlayan Denizlerden aldığımız enternasyonalist bilinçle dünyanın dört bir yanında ezilen halklarla dayanışmayı büyütmeliyiz. Özellikle 68 kuşağı sonrası sistem içi sınırlara hapsedilmeye çalışılan mücadele anlayışına Deniz ve yoldaşları karşı çıkmışlardır. Düşman bilincini körelten ve mücadele alanını kısıtlayan bu reformist yaklaşımları reddederek sistem sınırlarını aşan bir hat yaratmışlardır. Zaten direnişe başladıkları üniversite kampüslerinin sınırlarını aşmaları da bu sebepten kaynaklıdır. Onlara biçilen güvenli alanlara kendilerini hapsetmemişler, bulundukları bütün alanları bir mücadele zeminine dönüştürmüşlerdir. Son dönemlerde kuvvetlenen reformist ve tasfiyeci rüzgara karşı örnek almamız gereken çizgi de işte bu çizgidir. Kurtuluş yolunu sandıklara sıkıştırmaya çalışanların değil, Denizlerin ısrarcı olduğu devrim yolundan yürümemiz gerektiğinin farkındayız. Egemenlerin bizlere dayattıklarını aşarak sistem içinde sistem dışı yaşayabilmenin kodları Deniz Gezmiş’in mücadele hattında yatmaktadır.
Geçmişten Derslerle Geleceği Örgütleyelim
Faşist devletin üç fidanı idam ederek bizlere aşılamak istediği mesaj örgütsüzlük ve korkudur. Bedenleri tutsak edilse dahi iradelerini teslim etmeyen üç fidan mahkeme salonlarında da bu inatçı tutumla ölümlerini küçülterek yenmişlerdir. Mahir Çayan ve yoldaşlarının Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de ortaya koydukları o direniş örneği; coğrafyamızdaki devrimcilerin emperyalizme karşı tek yumruk olduğunu, devrimci dayanışmanın önemini ve değerini bizlere göstermiştir. Onlardan aldığımız anti-emperyalist mücadele, devrimci dayanışma dersleriyle bugün meşru örgütlü mücadelemizi yükseltmeliyiz. Bugün de emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı üç fidanın izinde geleceğimizi savunabilmemizin tek yolu örgütlü mücadelemizdir. Bu bilinçle bağları kuvvetlenmiş bir hat zafere mahkûmdur. 6 Mayıs günü üç fidanı idam ederek devrimci mücadeleyi baskı ve şiddetle bastırmaya çalışanlara karşı bulunduğumuz her alandan haykırıyoruz: geleceğimiz örgütlülüğümüz, örgütlülüğümüz geleceğimizdir. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ölümsüzdür. Anıları dün olduğu gibi bugün ve yarın da yolumuzu aydınlatacaktır.
