Yeni Demokrat Gençlik

YDG Resmi web sitesi

  • Anasayfa
  • GENÇLİĞİN SESİ
  • Güncel
  • Üniversite
  • Özgür Okul
  • Genç Kadın
  • LGBTİ+
  • Makale
  • Köşe Yazıları
  • Kültür/Sanat
  • Bize Ulaşın
  • PDF

Güncel: Artan Faşist Saldırganlığa ve Provokasyonlara Karşı : Örgütlü Mücadele!

8 Mayıs 2026 by admin1

Gençlik olarak özellikle son zamanlarda sık sık üniversitelerdeki faşist saldırganlığı gündemimize alma ihtiyacı hissediyoruz. Bu tartışmaların ve provokasyonların her geçen gün daha çok yayıldığı, gerçeklikte bu durumun nedenlerini, çıkış noktasını, amaçlarını ve nasıl bir hat kurmamız gerektiğini tartışma ihtiyacı duyuyoruz. Geçtiğimiz günlerde ODTÜ’de karşımıza çıkan tablo da bu ihtiyacın en güncel örneklerinden biridir.

Kampüslerimizde ÖGB ve üniversite yönetimleri tarafından desteklenen, alan açılan faşist çetelerin ve buna karşı öğrencilerin demokratik-akademik-sosyal haklarını kazanmaya çalışan örgütlü/örgütsüz öğrenciler arasında yaşanan gerilimleri yalnızca “farklı görüşteki öğrencilerin kavgası” olmadığını, eğitim ve yaşam hakkımıza yönelik sistematik saldırıların sonucunda oluşan bir hat olduğunun bilincinde olmamız önemlidir.

Bu gerçekliğin bilincinde olmamız gerektiği gibi kampüslerde karşımıza çıkan faşist çeteleri faşist ve saldırgan birkaç bireyden ibaret görmemeliyiz. Tüm bu saldırılara karşı meşru mücadele hattımızı kişileri ve olayları bireyselleştirerek ele almamalı, saldırıların devlet destekli olduğunun bilinciyle bu gerçekliği teşhir etmeli ve topyekün faşizme karşı birleşik bir hat kurmalıyız. Çünkü yıllardır deneyimlediğimiz gibi; faşizm bireylerin öfkesiyle değil, düzenin ihtiyaçlarına uygun olarak kitlelerin bilincini bulanıklaştırmayı ve iktidarını tahkim etmeyi salık verir

Yıllardan beri üniversitelerimizi kuşatan devlet; ÖGB-polis ablukası ve gayrimeşru soruşturmaların mücadelemizi baskılamaya yeterli gelmediği her vakitte kendi aparatları olan faşist çeteleri talimatlarla beraber kampüslerimize sokmuştur. Bunun bilinciyle beraber anti faşist mücadeleyi yalnızca bir avuç saldırgana karşı değil, kitleler içerisinde faşist ideolojileri yeniden ve yeniden üreten, meşrulaştıran topyekün bu düzene karşı örgütlü ve ideolojik bir hat izleyerek büyütmekle yükümlüyüz.

Ayrıca bahsetmek gerekir ki faşist saldırganlığın günümüzde bu denli artmasını yayılmasını asla tesadüf olarak okumamamız gerekiyor. Gençliğin yoksullukla, güvencesizlikle ve geleceksizlikle bu derece boğuştuğu dönemde devlet, kendi “iç düşmanları”nı yaratmayı ve bu sayede gençliğin düzene karşı değil, kendi yarattığı “iç düşmanlar”a karşı saf tutmasını amaçlıyor. Kitlelerin düşman bilincini bulanıklaştırarak hedef oklarını kendi üzerinden atmayı amaçlıyor. Bu amacın en işlevsel araçlarından biri olarak sosyal medya karşımıza çıkıyor. Sosyal medya, provokatif hesaplar tarafından biz politik gençleri marjinalleştirmek ve illegalize etmek amacıyla aktif bir şekilde kullanılıyor. Politik gençlerin yüzleri, telefon numarası ve ev adresi gibi kişisel bilgileri ve dahası paylaşılarak devlet-toplum gözünde doğrudan hedef haline getiriliyor. Paylaşılan kişisel bilgiler sonrası politik öğrenciler, yakınlarının taciz ve tehdit edilmesiyle, okulundan ve/veya işinden atılma tehlikesiyle ve gözaltına alınma olasılığıyla karşı karşıya kalıyor. Geçtiğimiz günlerde ODTÜ’de faşist provokasyonlara karşı direnen arkadaşlarımızın ev baskınlarıyla gözaltına alınmaları bunun en güncel örneklerinden biridir. Yani sosyal medyanın günümüzde yalnızca bir propaganda alanı olarak değil, dijital bir zeminden faşizmin üretildiği, fazlasıyla işlevsel bir baskı aracı olarak somutlaşmış durumda olduğunu açıkça görebiliyoruz. Sonuç olarak kampüslerde oluşturulması istenen faşist atmosfer, devlet tarafından sosyal medya üzerinden çok kolay bir biçimde yaratılıyor.

Egemen ideoloji ve düşmanlaştırma politikaları tonla araçla ve fazlaca baskıyla gün geçtikçe daha çok derinleşirken kampüslerde ne türden bir hat oluşturmayı ve yolumuzu izlerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini tartışmak zorundayız.

Egemenlerin gençliği yalnızlığa, çaresizliğe ve bireyciliğe mahkum olduğuna ikna itmesine, korku ortamının sıradanlaştırılma çabasına karşı örgütlü bir tutum sergilemeliyiz. Bireysel ve refleksif tepkileri değil, örgütlü bir hali esas almalıyız: Evet saldırı anında bu provokasyona karşı hızlı bir şekilde hareket etmek, inisiyatif geliştirmek ve engellemek önemlidir ancak daha geniş baktığımızda anti-faşist gençlik örgütlerinin dağınık ve parçalı hali yaşanan bu provokasyonlara nasıl cevap verdiğimize/veremediğimize yansıyor. Önümüzdeki süreçte artarak kendini gösterecek faşist saldırganlığa karşı örgütlü ve bilinçli bir hat örmek bu yüzden önemlidir. Bu sebeple kampüslerde dayanışma ağlarını, politik birlikteliği kurmakla ve büyütmekle yükümlüyüz. Birbirini gören, gözeten ve kolektif dayanışmayı esas alırken yalnızca fiziksel olarak ele almamalıyız; hedef gösterilen ve saldırıya uğrayan arkadaşlarımızı yalnız bırakmayarak, dijital-fiziksel-sözlü tüm saldırılara karşı kolektif bir biçimde refleks göstererek dayanışma örmeyi bir sorumluluk olarak görmeliyiz. Sosyal medyadaki artan faşist provokasyonlara karşı, manipülasyonları teşhir eden ve tüm dijital saldırılara karşı örgütlü tepki veren bir pozisyonda olmalıyız. Üniversitelerin yalnızca eğitim alanı olmadığını, gençliğin düşünsel, kültürel ve politik bir zeminden yan yana gelebildiği en geniş alanlardan biri olduğunu bilmeli, devletin bunun bilinciyle kampüslerdeki kuşatmayı körüklemeye çalıştığını üniversiteli gençliğe taşıyabilmeliyiz. Politik tartışmalardan uzak gençlik kesimlerinin apolitikleşme eğilimini görebilmeli, buna karşı geniş kitlelere ulaşabileceğimiz alanlar yaratmalı, mücadelemizin meşruiyetini ve gerekliliğini ispat edebilmeliyiz çünkü faşizmin amacı yalnızca kendi kitlesini genişletmek değildir, geri kalan gençliği sessizleştirmek için çaba sarfeder ve bu örüntüde politik olmaya karşı gelişen antipati faşist hareketin daha kolay alan bulmasına, büyümesine yol açar. Anti-faşist mücadeleyi büyütmesi gereken kesimi bu sistemden alacaklı, bir veya birden fazla çelişkinin muhattabı olan geniş gençlik kitleleri olarak belirlemeyiz.

Bu önemli iradeyi sırtlaması gerekenlerin yalnızca örgütlü devrimciler değil, koca bir geleceksizliğe ve sefalete mahkum edilen gençlik olduğu gerçeğini nedenleriyle beraber ortaya koymalıyız. Bugün görülen yanıyla devrimcileri hedef alan bu baskı, görülmeyen yanıyla da kadın, LGBTİ+, kürt, alevi ve diğer tüm ezilen cins, cinsiyet kimliği, ulus ve inançtaki öğrencileri yıllardır hedef almaktadır. Bu nedenle antifaşist mücadele; kampüslerimizi ve topyekün yaşamımızı savunma mücadelesidir.

Bu nedenledir ki kampüslerimizde yürüttüğümüz her faaliyet, ördüğümüz her eylem, ürettiğimiz her söz ve sloganlarımız dahi belirleyici rol oynar. “Marjinalize olmama” kaygısı güderek sistemin ezdiği her kesim için ses olma zorunluluğunu ortaya koymaktan çekindiğimizde şovenizme, oportünizme bulanmaktan kaçamayız.

Bugün kampüslerde ihtiyacımız olan ana hat; teslim olmayan, yalnızlaşmayan ve yalnızlaştırmayan, irade orta koyan ve mücadeleyi bireysel öfkeye indirgemeye karşı duran örgütlü bir mücadeledir. Faşist provokasyonlara ve saldırılara karşı en güçlü cevabımız kampüslerimizi devrimci-politik mücadele alanları olarak savunmak ve geleceğimiz için örgütlü irademizi tüm gücümüzle ortaya koymaktır.

Ankara’dan bir YDG’li

Okunma: 242

Kategori:Güncel Etiketler: Devrim, Genclik, ODTÜ

Arama
    Generic filters
    Başlık arama
    İçerik arama
    Alıntı arama
    Kategorileri filtrele
    Üniversite
    Özgür Okul
    LGBTİ+
    Kültür/Sanat
    Güncel
    GENÇLİĞİN SESİ
    Genç Kadın
    Takip Edin FacebookTakip Edin TwitterTakip Edin InstagramTakip Edin YouTubeTakip Edin Google+Takip Edin Foursquare

    SON MAKALELER

    Güncel: Bu Çelik Aldığı Suyu Unutmayacak!

    Analiz:EMPERYALİST SALDIRGANLIĞA KARŞI DURALIM!

    Bellek: KANUNİSANİ’Yİ UNUTMA YOLDAŞ

    AİLE-DEVLET-HUKUK -KOLLUK İŞBİRLİĞİNDE NARİN OLMAK!

    Gençlik Piyasanın Esiri Olmayacak

    FACEBOOK

    Yeni Demokrat Gençlik

    Kategorilar

    • Genç Kadın (16)
    • GENÇLİĞİN SESİ (38)
    • Güncel (161)
    • Köşe Yazıları (38)
    • Kültür/Sanat (13)
    • LGBTİ+ (15)
    • Lise (3)
    • Makale (47)
    • Özgür Okul (6)
    • Üniversite (37)

    Copyright © 2017 - Yeni Demokrat Gençlik (YDG) kurumsal web sitesidir · Tüm içerikler kaynak göstermek koşulu ile paylaşılabilir ·

    Scroll